Fehmi Koru kendi işinin patronu olmayı sevdi

Fehmi Koru kendi işinin patronu olmayı sevdi



11 Kasım 2016 12:47

Fehmi Koru işsiz kalınca kendi adına bir site kurmuş ve okuyucularıyla bu şekilde buluşmuştu. Koru geçen 5 ayın özetini yaptı.

Fehmi Koru *

Sanki “Aman ha, bu dünya Trump’lara kalıyor” diye öngörmüşüm gibi… “Öyle oluyor, ben de elim kalem tuttukça ortalıkta bulunmalıyım” düşüncesiyle bu siteyi okurlara sunmuşum sanki…

‘fehmikoru.com’ benim bir şeyler söyleme ihtiyacımdan doğdu.

- Reklam -

İşte şimdi 6. ay içerisindeyiz; sitenin okurları bana yazı hayatımının en yorucu, ancak bir o kadar da mutlu eden dönemini yaşatıyorlar…

Her istediğim olacak değil ya; ‘google’ dayının reklâm çeşitsizliği yüzünden hâlâ fazla tıklanmıyor ve para kazanmıyoruz, ama olsun, varlığı keyif verici bu sitenin…

Okurlar için de öyle olmalı ki, yorumlarla platformu çeşitlendiriyorlar…

Projeler sizden geliyor

Bazılarınızın okur yorumlarını benim yazımdan daha ilginç bulduğunu bilmiyorum sanmayın.

Yorumların pek çoğu müstakil yazı olabilecek değerde.

Nasıl seviniyorum bilseniz…

Sadece sevinmiyorum. Göneniyorum. Yaşımı başımı unutup yeni projeler geliştiriyor, getirilen her projeye “Evet” diyorum.

Neden olmasın?

YouTube eksenli video-yorumlara böyle başladım.

İkincisini dün gece çekip yine YouTube’daki ‘Fehmi Koru Kanalı’na koyduk. İzleyin derim.

“Durduk yerde” diyeceğim, ama öyle değil, ‘fehmikoru.com’ sitesi şartlarının zorlamasıyla, şimdi de ‘OCAK’ gazetesini ilgi duyanlarla paylaşmaya başladık.

Dünyadaki genel eğilim de o yönde, ama bizdeki durum daha feci; ülkemizde gazetecilik can çekişiyor…

Tek yanlı, hatta tek yanlı da değil, doğrudan taraflı haberler ile kahve sohbetleri düzeyinin altında yorumlar…

İstisnalar kaideyi bozmaz; ben genel durumdan söz ediyorum…

[Megyn Kelly: Fox-TV sunucusu]
Megyn Kelly: Fox-TV sunucusu

Bir istisna örneği: Megyn Kelly

ABD’de Trump yanlısı yayınlarıyla kendisini de seçimde kazanmış sayan Fox-TV’nin en gözde programcısı Megyn Kelly adlı sarışın güzel bir kadın. Trump onun karşısına oturmaktan önceleri kaçındı; program öncesinde de kadına sarkmış…



Megyn bunu yeni çıkan ‘Settle for More’ (Daha Azına Razı Olma) başlıklı anılarında yazıyor.

Sarışın güzellerin hepimizde bıraktığı bir izlenim vardır ya…

Kendisiyle yapılan bir mülâkat önyargılarımı yerle bir etti.

Hukuk mezunu. Önce önemli bir hukuk firmasında avukat olarak çalışmış, davalar kazanmış; medya dünyasına muhabir olarak girmesi hayli geç olmuş… Birikimiyle kısa zamanda basamakları hızla çıkabilmiş…

Önyargımı yıkmasının sebebi, NYT gazetesinin kitap ekine verdiği mülâkatta kendisine sorulan “Çocukken, ilk gençliğinde, son zamanlarda okuduğun kitaplar neydi; en fazla hangi kitabın etkisinde kaldın, hangi yazar senin için ne anlam taşıyor…” türü sorulara verdiği ayrıntılı cevaplar…

Mülâkatı okuyunca ekrandan beğendiğim Megyn Kelly’nin başarısının sebebini anladım.

Bir ‘istisna’ Kelly medyada…

Eminim, bizde de öyle istisnalar var ve daha da çoğalacaklar…

Neyse…

OCAK gazetemiz

İmece usulüyle gazete

OCAK’tan söz etmeye başlamıştım.

İnternette gazete çıkarma fikrini bana bu sitenin okurları verdi; etrafım teşvik etti ve işte bugün üçüncü gün, yabancıların ‘soft opening’ dedikleri (yumuşak açılış) işi yapıyoruz.

Kervanı yolda düzmenin gâvurcası bu.

Gazetenin yayın yönetmeni koltuğunda ben oturuyorum, bütün günümü haber toplama ve editörlüğe ayırıyorum; ama inanıyorum ki, fazla uzak olmayan bir gelecekte, yükümün büyük bölümünü üzerimden sizler alacaksınız.

Almaya başladınız bile.

Dün bir okur, benim kendisine başvurum üzerine, ‘yazarımız’ oldu bile… Sizler fark etmediniz, ama aynı okurun iki de haberine yer verdik dün…

İki okur daha “Biz de yazalım” diye başvurdular…

Seve seve.

Yeter ki, seviyeli olsun, kendisini okuttursun…

Benim arzum, ne yazdığımı merak ederek bu siteyi her gün takip edenler arasından hevesi olan ve vakit ayırabilecek durumda bulunanların, yazıları ve haberleriyle, OCAK’a katkıda bulunmaları.

Elbirliğiyle yapalım diyorum bu gazeteyi; imece usulüyle…

Ve yeni bir model yaratalım.

‘Okurlarının aynı zamanda muhabiri ve yazarı da oldukları bir gazete modeli’…

Tuğrul Katkak’ın aramıza daha ilk günlerden katılımı bunun için önemli. O model yolunda bir adım olduğu için…

Önümüzdeki günlerde yeni dostlar, yeni yol arkadaşlarını aramızda göreceksiniz.

Ben de varım… Ben de varım… derseniz…

Zor işe beni yüreklendirenin sizler olduğunu yukarıda kayda geçirmiştim.

YouTube’a yerleştirdiğimiz ilk videodan sonra, uzaklardan bir okur, o yorumda söylediklerimi teker teker İngilizceye çevirip gönderdi; her yorumu çevirme sözüyle birlikte… Okurumuzun gönderdiği İngilizce metni altyazı olarak videoya geçirmeyi becerdiğimiz anda, –bunun için çalışıyoruz– yabancılar da belli konularda bu topraklarda ne düşünüldüğünü takip edebilecekler…

Bazen basite aldığım da oluyor yapmaya çalıştığımız işi, sonra kendime geliyorum.

Hiç de basit değil bu yaptığımız: ‘fehmikoru.com’, yani ne olduğunu tam anlayamadan kendisini ana akım medya dışında bulmuş bir yazar, adını taşıyan bir sitede düşüncelerini okurlarıyla paylaşmak üzere yola çıkıyor…

Ve 6 ay dolmadan her gün onbinlerce okura ulaşabiliyor…

Bazı gazetelerin gerçek satış rakamından fazla okunuyor yazılar…

Görüşler YouTube’da açılan bir kanala görüntülü olarak aktarılıyor; duyan oraya da uğrayıp söylenenlere kulak veriyor…

İnternet gazetesi ‘OCAK’ yoluyla da… Başkalarının görmezden geldiği haberlere öncelik vererek gelişmeler izleniyor, ileride bu günleri araştıracaklara hizmet edecek bir ‘arşiv gazetesi’ni internette rayına koyuyoruz…

En başlarda bir-iki yardımcıyla başlayan yolculuğumuz, okurların da imeceye katılmasıyla, çeşitlenerek büyüyor…

Ben mutlu olmayayım da kim olsun?

Trump kazandı, medya kaybetti

Trump’ın Clinton’a karşı başkanlık yarışında ana-akım medya rakibi tuttu.

ABD’de âdettir; gazeteler büyük yarışlarda siyasilerden kimi tuttuğunu ilân ederler…

New York Times ve Washington Post’un da aralarında yer aldığı tam 50 büyük gazete, son seçimde, Clinton’u desteklediğini dünya âleme ilân etti. Trump’ı destekleyen gazete sayısı 2’de kaldı.

52 gazeteden 50’sinin tuttuğu Clinton seçimi kaybetti ama…

Bu tablo size ne söylüyor?

Önce kendim tabloya bakınca gördüğümü paylaşayım: Bildiğimiz anlamda medya bütün ağırlığını kaybetmiş… gücü gitmiş… etkileme oranı sıfırlanmış…

Yerleşik düzen medyada da sarsıntı geçiriyor.

Düşenin yerine yeni bir model koymak gerekiyor.

Bizim burada denemesine başladığımız… işte o yeni model olabilir…

Trump’ın arkasında ‘Breibart’ isimli bir internet gazetesi vardı; adam etkisini keşfedince onu yöneten kişiyi kampanyasının en tepesine getirdi.

Sonucu gördük.

OCAK da sizler sayesinde öyle bir güce kavuşabilir.

“Kavuşmalı” deyin, el verin, birlikte bunu başaralım.

ΩΩΩΩ

* Bu yazı Fehmikoru.com'dan alınmıştır

355



Paylaş



TİRAJLAR
15 Şubat 2016 - 21 Şubat 2016

zaman 653.950
hurriyet 357.921
sabah 322.555
posta 321.022
sozcu 284.244
pas-fotomac 159.814
turkiye 148.768
milliyet 144.931
fanatik 123.447
haberturk 121.610

ANKET
Sizce Türkiye'de medya gerçekten özgür ve bağımsız mı ?
Evet.. Türk medyası özgür
Hayır.. Medya özgür değil
Kararsızım
Haber3 Yayın Grubu © 2001-2015 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Medyakafe.com harici linklerin sorumluluğunu almaz.


Yazılım & Teknik Destek: Haber3 Yayın Grubu

Gizlilik İlkeleri ve Kullanım Şartları | Künye | Site Haritası | RSS